Hem Kadınlara Hem Erkeklere Göre Yanlışlar

2 10 2009

Karşınızdaki kişiyi kıyafetiyle değerlendirip itici bulduğunuz olmuyor mu? İtiraf edin! Ufak gibi görünen bazı ayrıntılar karşı cinsi bir anda bitirmeye yeter.

HEM KADINLARA HEM ERKEKLERE GÖRE YANLIŞLAR

İmitasyon ürünler giymek: ‘Çakma’ya kesinlikle hayır! Ne olursa olsun ‘çakma’sını alıp paranızı çöpe atmayın. Üç ‘çakma’ alacağınıza sabredip orijinal bir parçaya sahip olun.

Büyük ya da küçük gelen kıyafetler: Yaşını almış kadın ya da erkeklerin, üzerinden düşen ya da dapdar sosis gibi göründükleri kıyafetler giymesi gerçekten çok fena. Stil sahibi olup karşı cinsi etkilemenin en etkili kuralı, bedenine göre giyinmektir!

Kirli ayakkabılar: Ayakkabıyı temizlemek bu kadar zor olmamalı. Tozlu, çamurlu ya da topuğu paralanmış bakımsız ayakkabı, her şeyi bitirmeye yeter!

Her şeyin altına ‘spor’ ayakkabı: Spor ayakkabı, adı üzerinde spora giderken giyilmeli… Ne kadar rahat olsalar da boşuna zorlamayın.

Yaşına göre giyinmemek: Yaşımızı bilelim! Kimseye benzemeye çalışmayalım. Gardırobunuzda çocuğunuzla ortak giysiler varsa, yanlış yoldasınız.

Farklı desenleri karıştırmak: Birden fazla deseni karıştırmak niye? Tamam, tasarımcılar defilelerinde ilgi çekmek için bunu yapabilir, ama siz podyumdaki mankenle neden aşık atıyorsunuz?

Sandaletle çorap giymek: Daha iğrenç bir görüntü olabilir mi? Ayağın üşüyorsa ya da üşüteceğini düşünüyorsan sandalet
giyme!

Mickey, Bugs Banny desenleri: Disney karakterlerini seviyor olabilirsiniz ama şirin durmuyor! Bırakın çocuklar giysin. Yine aynı kuralı hatırlatalım; yaşınızın farkında olarak giyinin…

Logolu kıyafetler: Reklam almış gibi, bas bas bağıran kıyafetlerden Uzak durun. Marka, giymeniz için para veriyorsa o ayrı tabii…

Fazla parfüm sürmek: Ter kokusu kadar itici! Sizden önce parfümünüz geliyorsa, fazla sürdünüz demektir. Kokunuz önünüze geçmemeli.

Bir sürü rengi bir arada giymek: Renk sevseniz de, birçok rengi bir arada kullanarak durumu iyice karıştırmayın. Canlı renkleri seviyorsanız, mutlaka tek parçayla sınırlayın. Ya da birbirine uyumlu, kontrast yaratabilecek renk ve desenleri birbiriyle kombinleyin.

Eşofman takım giymek: Eşofmana bürünmek, çok eskilerde kaldı! Hele kadife eşofman takımları görmeyi hiç ama hiç istemiyoruz.

Şişkin cepler: Her şeyini cebinde taşıyanlardan mısınız? Yanlış! Ceplerinizi doldurup görüntü kirliliğine neden olmayın.

Bakımsız tırnaklar: Manikürsüz eller, kirli ve yenmiş tırnaklar… Daha çirkin bir görüntü olamaz. Yine altın kural: Belli aralıklarla, maniküre gidin.

 

Yağlı saçlar: Yıkayalım kardeşim! Yağlı saç çok ama çok itici…

Moda kurbanı olmak: Sadece moda diye giyiniyorsanız, eyvahlar olsun! Sezon trendlerinden kendinize uygun olanları seçin, diğerlerini de moda kurbanlarına bırakın.

Spor çorabı giymek: Spor ayakkabı kuralı, çorap için de geçerli…

Ciddi kıyafetlerle sırt çantası taşımak: Eğer okula gitmiyorsanız, sırt çantası kullanma saçmalığını bırakın.

Abartılı giyinmek: Unutmayın, sadelik anahtar kelime.

erkekkadinyanlisi





Saç ve Ten Rengine Makyaj Önerileri

1 10 2009

Porselen ten rengi ve açık renk saç ile pastel tonlarını gizli bir parıltı kullanarak sürebilirsiniz. Böylece kendi renginizi kapatmadan makyajla hoş bir hale getirmiş olursunuz. Bu makyaj;
Eğer:
* Açık sarıdan mat kahveye ya da orta sarı renkte saça sahipseniz veya saçınız beyaz ya da metalik gri ise;
* Gözleriniz mavi, gri, ela veya yeşil ise
* Beyaz, fildişi veya pembemsi renk dahil, soluk bir cilde sahipseniz size yakışır.

Tavsiye Edilen Renkler
Fondöten: Pembe yada porselen
Allık: Pembe
Göz Kalemi: Kahve veya gri
Rimel: Kahverengi, siyah
Ruj: Pembe tonları

SICAK CİLT & SARI SAÇ
Sıcak cilt sahip olmanıza rağmen genel görüntünüz oldukça narindir.
Doğal renginizi korumak için sarımsı kahverengi doğal gölgeler kullanmanız gerekir.
Eğer:
* Gözleriniz kahverengi ,mavi, ela veya yeşil ise
* Açık altın rengi gibi sıcak bir cilt tonunuz varsa bu renkler size yakışır.
* Cilt renginiz ve sarı saçınız bir bütün olarak görüntünüzü oldukça narin gösterecektir. Çok yoğun olmayan gölgeler seçmeye özen gösteriniz.

Tavsiye Edilen Renkler
Fondöten: Sarı tonlu
Allık: Kahverengi
Göz Kalemi: Kahverengi veya gri
Rimel: Kahverengi
Ruj:Açık ve koyu kahve tonları

SOĞUK CİLT & KOYU SAÇ
Soluk tenli esmer kadınlar yoğun soğuk gölgelerle mükemmel görünürler. Soğuk tonlar, fildişi cilt tonu üzerinde son derece dikkat çekici bir görüntü oluşturur.
Eğer:
*Orta kahve veya koyu kahve saç renginiz varsa
*Kahve, mavi, ela, gri veya yeşil göz rengine sahipseniz
*Güneşte yavaş yanan soğuk bir cilt renginiz varsa bu renkler size yakışır.

Tavsiye Edilen Renkler
Fondöten: Pembe yada porselen
Allık: Pembe
Göz Kalemi: Siyah veya gri
Rimel: Siyah
Ruj: Pembe tonları

SICAK CİLT & KOYU SAÇ
Size kahve, sıcak kızıl ve toprak rengi gölgeler çok yakışır. Ten renginizi tamamlar ve yüz hatlarınızı belirginleştirir.
Eğer:
* Orta-koyu kahve saç rengine sahipseniz
* Gözleriniz kahverengi, koyu mavi, gri, ela veya yeşil ise
* Güneşte kolaylıkla yanan bir teniniz varsa aşağıdaki renkler size yakışır.

Tavsiye Edilen Renkler
Fondöten: Sarı tonlu yada naturel kahve
Allık: Açık kahve tonları
Göz Kalemi: Siyah veya kahverengi
Rimel: Siyah
Ruj: Turuncu yada kırmızı tonları

SOĞUK CİLT & KIZIL SAÇ
Soğuk cilt rengi olan kızıl saçlılar genellikle yanlış renkleri tercih ederler. Oysa parlak renkler onların kendi renkleriyle güzel bir kontrast yapar.yeşiller, gözlerinize heyacan verici bir boyut kazandırırken yoğun toprak renkleri de dudaklarınızın güzelliğini artırır.
Eğer:
* Çilek sarısı veya soluk kızıl saça sahipseniz
* Gözleriniz mavi, gri, ela veya yeşil ise
* Fildişinden pembe tonuna kadar soluk bir teniniz varsa size yakışan renkler.

Tavsiye Edilen Renkler
Fondöten: Pembe yada porselen
Allık: Pembe
Göz Kalemi: Yeşil yada kahverengi
Rimel: Kahve siyah
Ruj: Pembe, leylak

SICAK CİLT & KIZIL SAÇ
Parlak, canlı renginize bordo, mor ve kahverengi cesur gölgeler oldukça yakışır.koyu mavi tonlu renkler sıcak cildiniz ve saç tonunuzla harika görünecektir.
Eğer:
* Orta koyuluktan koyuya kadar kızıl saça sahipseniz veya saçlarında kızılımsı tonlar olan esmer bayanlardansanız.
* Gözleriniz mavi, gri, ela, kahve veya yeşil ise
* Sizin cildiniz güneşte altın rengine bürünür, renginiz fazla koyulaşmaz.çillerinizin olması doğaldır.

Tavsiye Edilen Renkler
Fondöten: Sarı tonlu, nude
Allık: Sarımsı kahverengi
Göz Kalemi: Kahve,gri
Rimel: Kahve, siyah
Ruj: Kahve tonları

YAĞLI CİLT & KOYU SAÇ
Cildiniz zengin kahverengiler, turuncular,altın ve bronz parıltılarla çok iyi uyum sağlar.bu gölgeler yüz hatlarınızı belirginleştirir ve cilt tonunuzla uyum sağlar.
Eğer:
* Koyu kahve ve siyah saçlarınız varsa
* Gözleriniz kahverengi, gri veya yeşil ise tavsiye edilen renkler size yakışır.
* Yağlı ciltler güneşte çok iyi bronzlaşır.

Tavsiye Edilen Renkler
Fondöten: Koyu bej
Allık: Koyu pembe
Göz Kalemi: Siyah
Rimel: Siyah
Ruj: Bordo

SOLUK ESMER CİLT & SİYAH SAÇ
Yüz hatlarınız toprak renkleriyle belirginleştirilebilir. Altın yada kırmızı tonlu ciltte bej,kahverengi ve bakır renkleri güzel duracaktır.
Eğer:
* Altın yada kırmızı tonlu parlaklıkları olan siyah saçlarınız varsa, ayrıca saçınızda kül rengi varsa
* Gözleriniz ela yada kahverengi ise
* Esmer tenliyseniz size uygun renkler:

Tavsiye Edilen Renkler
Fondöten: Koyu tonlar
Allık: Koyu pembe
Göz Kalemi: Siyah
Rimel: Siyah
Ruj: Koyu kahve, bordo

makyaj





Güzel Olmak Güzel Kokmak Demektir

1 10 2009

Bakımlı olmak, sadece iyi görünmek anlamına gelmez. Nasıl göründüğünüz kadar, nasıl koktuğunuz da önem taşır. Bu yüzden kozmetik dünyasında makyaj malzemelerinin bile kokulu olanları piyasaya sürüldü. Kokulu rujlar, dudak parlatıcıları hatta kokulu allıklar bile var. Yani sadece parfümle değil, vücudumuza sürdüğümüz selülit kreminden tutun da vücut losyonuna kadar pek çok üründe koku karşımıza çıkıyor. Lavanta, vanilya, çilek… Üstelik aromaların da her zevke göre olanı var. Kozmetik dünyası, koku konusunda bu kadar hassasken, özellikle bahar aylarında ‘mis’ gibi kokmamak kabul edilemez bir hal aldı. Bu nedenle vücut losyonu hatta el kremi alırken bile aromalı olanını seçmek, yaz aylarında kokunuzla fark edilmenizi sağlayacak…

TARİHTE KOKU…
Aslında koku, günümüz kozmetik dünyasının bir vazgeçilmezi olsa da tarihi çok eskilere dayanıyor. Koku, ilk kez MÖ 5000 yıllarında Yunan, Mısır ve Roma uygarlıkları tarafından kullanılmış. Mısır’da zenginler mumyalarına öteki yaşamlarında da güzel koksunlar diye çeşitli aromatik yağlar eklerlermiş. Yunan imparatorluğunda ise güzelliklerine önem veren kadınlar, vücutlarını her gün aromatik yağlarla ovarlarmış. Parfümün bugünküne en yakın hali ise 14. yüzyılda kötü kokuları örtmek için Fransızlar tarafından kullanılmış. Daha sonra ise kokular farklı çeşitleriyle, insanları baştan çıkaran önemli bir bakım ürünü haline geldi.

FARKLILAŞAN KOKULAR
Kokular, çiçek, oryantal, baharatlı ve çiçek olmak üzere dört gruba ayrılır:
• Çiçek kokuların başlıca maddeleri, orkide, limon çiçeği, yasemin, zambak gibi çiçeklerdir.
• Baharatlı kokular, karanfil notalarını taşır. Daha çok esmer tenlilere yakışır.
• Meyve kokularının en çok kullanılan bileşenleri ise şeftali, portakal, mandalina ve limondur. Yaz için bu kokular idealdir.
• Oryantal kokular vanilya, misk ve amber içerir. Akşam saatleri için bu tarzdaki kokuların tercih edilmesi daha uygundur.
• Çilek kokusu aşkı temsil eder. Genelde karşı cins, çilek kokusundan etkilenir. Kavun ise arkadaşlığı temsil eder. Kavun kokan duş jellerini ve vücut losyonlarını daha çok genç kızlar tercih eder.
• Lavanta kokusunun rahatlatıcı özelliği vardır. Bu yüzden pek çok spa ve otelde lavanta kokusu kullanılır. Lavanta aromalı duş jellerinin, duşta rahatlamaya yol açtığı da bilinen bir gerçektir.
• Kokular tene göre değişiklik gösterir. Sarışınlar daha çok çiçek ve meyve kokularını, esmerler baharatlı kokuları tercih etmelidir. Kumrallar ise parfüm seçiminde daha geniş seçeneklere sahiptir.
• Koku seçimi mevsimlere göre de değişiklik gösterir. Kışın daha şekerli, vanilyalı ve baharatlı kokular ön plana çıkar. Yazın ise daha hafif, çiçek ve meyve kokuları tercih edilmelidir.

güzelNE KADAR KALICI?
Parfümün kalıcılığı, içeriğindeki alkol oranıyla orantılıdır. Vücut losyonlarındaki kokuların kalıcılığı ise tenin yapısına göre değişir. Kuru ciltler, kremi daha çabuk emdiği için yağlı ciltlere oranla daha şanssızdır. Kremlerin kokusu yağlı ciltlerde daha uzun süre etkisini sürdürür.

Yeşil: Tazelik
Yeşil, tazelik, saflık ve doğallığın rengi olarak kabul edilir. Eğer sizin favori renginiz yeşilse, turunçgil ailesinden limon, portakal, greyfurt gibi aromaları ya da lavanta, sedir gibi ağaçsı notaları tercih edebilirsiniz.

Kırmızı: Aşk
Kırmızı, aşkın ve enerjinin rengidir. Duygularını çok yoğun yaşayan insanlar genelde kırmızıyı tercih eder. Kan basıncının hızlanmasına ve adrenalin salgısının artmasına neden olan kırmızı nabzı da yükseltir. Kırmızıyı seven insanlar dikkat çekici olarak tanımlanır. Koku literatüründe göre ise kırmızıyı baharatlı kokular simgeler.

Mavi: Huzur
Mavi denilince pek çok kişinin aklına ilk olarak deniz ve gökyüzü gelir. Yani mavi, ferahlığın, huzurun ve rahatlığın rengidir.

Pembe: Neşeli
Pembe renk neşeyi simgeler. Çiçeksi kokulardan gül, yasemin ve orkide pembe düşkünlerini en iyi anlatan aromalardır.

Hangi koku ne zaman kullanılmalı?
Ofiste: Koku, kadınların gizli silahı olarak kabul edilir. ABD’de Duke Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre, koku sürmek özgüvenin artmasına da yol açar. Bu nedenle işyerinde hangi esansı kullandığınız çok önemlidir. Huzur veren ve moral yükselten çiçeksi kokular, işteki performansın yükselmesine neden olur.

Sporda: Spor yaparken temiz kokan ve canlandırıcı etkisi olan kokular tercih etmek gerekir. Lime olarak da bilinen yeşil limon kokulu vücut kremleri, spor yaparken kullanmak için idealdir. Çünkü bu koku, tene serinlik hissi kazandırır ve temizliği çağrıştırır.

Gündüzleri: Gündüz şekerli kokular yerine, meyvemsi ya da çiçeksi kokular tercih edilmelidir.

Geceleri: Geceleri vanilya, karamel, çikolata gibi şekerli kokular rahatlıkla kullanılabilir. Bu iddialı aromalar, gündüz için biraz ağır kaçabilir.





Güneş Lekelerinden Kurtulmanın Yolları

1 10 2009

Yaz aylarında deniz, kum, güneş üçlüsünden herkes bol miktar yararlanmak ister. Özellikle de güneşten. Ancak vücudumuz için son derece yararlı olan güneşin istenmeyen yan etkileri de olabilir. Bunlardan en önemlisi de güneş lekeleri. Kadıköy Şifa Kaliteli Yaşam Polikliniği’nden Medikal Estetik Hekimi Dr. Yasemin Savaş güneşin bedenimize verebileceği zararları ve güneş lekelerinden nasıl kurtulabileceğimizi anlatıyor.

Ruh ve beden sağlığımızda önemli bir yere sahip, dünyamızın enerji kaynağı olan güneşin kaliteli yaşam için faydaları şüphesiz tartışılmaz. Ancak her şeyin fazlasının zararlı olabileceği gibi, güneşin de fazlası vücudumuza pek çok zarar verebilir. Bunlardan en önemlileri şunlar:

• bağışıklık sisteminin zayıflaması,
• katarakt ve göz kanseri,
• A vitamini eksikliği,
• cilt kanseri, ciltte kırışıklık, hücre yenilenmesinde aksama, melanin pigmentinin aşırı çalışması sonucu dengenin bozulması ile meydana gelen güneş lekeleri, ciltte savunma mekanizması olarak kalınlaşma ve nem kaybı-kuruluk, çiller, sivilcelerde artma (Sivilcelerin güneşin ve deniz suyunun etkisiyle tedavi olduğunu ve azaldığı düşünülebilir ama gerçekte öyle değildir. Ultraviyole ışınları cildi kurutup, yağ üretimini düzenler fakat iklimin değişmesiyle sivilcelerde artış görülebilir. Önce aşırı bir kuruma, sonra da çok fazla yağlanma hissedilen sivilceli ciltlerde, tedavi uygulanmazsa problem daha da artabilir),
• kılcal damar genişlemeleri, varis,
• cildin elastikiyetini kaybetmesi ve sarkmalar,
• saçlarda kuruluk ve matlaşma, çabuk kırılma, kepeklenme (Güneşin yaydığı ultraviyole ışınları ile deniz suyundaki tuz ve havuzlardaki klor bunda önemli etkenlerdir),
• tırnaklarda incelme ve sararma gibi erken yaşlanma belirtilerini de aynı güneş ışınları yapmaktadır.

Yaşınız kaç olursa olsun solar yaşlanma; güneşe karşı teslim olmuş tüm savunmasız ciltlerde moleküler düzeyde gelişen bir dizi olaydır ve serbest radikallerin açığa çıkışı ve oksidasyon denen olay sonucu gerçekleşir. Erken yaşlanma kaçınılmazdır. Tatilde kumsal, havuz, deniz, güneş derken bunların cildimize, saçlarımıza ve vücudumuza verdiği zararları unutuveriyoruz ve güneşe teslim oluyoruz. Gerçek şu ki, insan cildinin yazın gördüğü bütün zararlar sonbahar aylarında ortaya çıkıyor ve bronz tenin pırıltısı giderken bu kez kendimizi kısa sürede toparlanmanın ve sağlıklı görünüme kavuşmanın planlarını yaparken buluyoruz.

Cildimize kaybettiği nemi kazandırmak, cildimizi güneş lekelerinden kurtarıp tekrar homojen bir görünüme kavuşturmak için; yararlanabileceğiniz uygulamalar şöyle sıralanabilir:

1) Cilt bakımları; soruna yönelik ve cilt yapısına uygun ürünlerle yapılan cilt bakımları cilde kaybettiği nemi kazandırır,
2) Oksijenterapi; fotoyaşlanma belirtilerinde, cilt neminin azaldığı her durumda, hassas, etkili ve güvenli bir yöntemle canlı ve sağlıklı bir cilt görünümü sağlar,
3) Kimyasal peeling; cildi ölü hücrelerden arındırmak amacıyla üst tabakasının uzaklaştırılması işlemidir. Cilt lekeleri, kırışıklıklar ve akne izlerinin giderilmesinde, cildin nem ve yağ dengesini kontrolde faydalıdır. Cildin canlı ve homojen bir görünüm almasını sağlar,
4) Mezolifting; yüze; nem, dolgunluk, gerginlik, renk ve ışıltı vererek, anında diri ve genç bir görünüm sağlar,
5) Dolgu ve botoks uygulamaları; yüzün dinamik çizgilerinde ve derin çizgilerinde daha sağlıklı bir görünüm sağlar,
6) Lazer ile cilt yenileme, leke tedavisi, sivilce tedavisi ve kılcal damar tedavisi; kısa zamanda cilde gerginlik ve homojen bir görünüm verir, kılcal damar ve güneş lekelerinin tedavi olmasını sağlar,
7) Saçlı deri mezoterapisi; saça ihtiyacı olan vitamin ve minerallerin enjeksiyonu ile kısa zamanda saç dökülmesi, kırılmalar ve mat- kuru saçlara tedavi imkanı sağlar,
Vücut uygulamaları; güneşe bağlı elastikiyet kayıplarında kişiye özel tedavi programları uygulanarak engel olmak mümkün,

Unutulmamalıdır ki; güneş sadece yaz aylarında tatilde veya kış sporları yaparken değil günlük hayatımızda kışın da korunulması ve zararlarına karşı önlem alınması gereken bir tehlikedir. Kaliteli yaşamın vazgeçilmezi olan güneşe karşı koruyucu önlemler özellikle ozon tabakasındaki incelmenin olduğu son yıllarda daha da önem kazanmıştır.

buz





Yaşınıza Göre Pantolon Seçin

1 10 2009

Kaç yaşında olursak olalım bazen kendimize yakışanı seçmekte zorlanıyoruz. Özellikle de pantolon seçerken yanlış tercihler yapıyoruz. Her yaş gurubuna özel pantolon önerilerimizi okuduktan sonra kendinize ve yaşınıza en uygun pantolonu seçeceksiniz.

pantolon20′li yaşlar

Skinny, bol, yırtık, düşük bel veya klasik kesim jeanler en çok giydiğiniz, vazgeçilmez parçalarınızdandır. Bol ve maskülen, boyfriend tarzları çok moda, mutlaka denemelisiniz. Tam yaşınıza uygun renkli jean modelleri stilinizi yansıtabilir. Sadece klasik mavi denim renklerini değil, farklı renkleri de deneyin, örneğin sarı, yeşil ve kırmızı yazın iddialı jean renklerinden ve tam sizin yaşınıza göre. Tabii ki yaz aylarında en çok tercih edilen beyaz jean’ler diğer alternatiflerinizden. Mini, yırtık veya aşınmış denim etek ve şort modellerini de denemenizi tavsiye ederiz.

pantolon130′lu yaşlar

Bol, maskülen, boyfriend jean’ler yerine daha şık ve modem çizgileri tercih edebilirsiniz. Skinny jean’ler alternatifiniz olabilir, uzun bol tunikler ve şık bluzlarla dar jean’leri tamamlayabilirsiniz. Üstü dar, paçası bol olan jean’leri topuklu ayakkabılarınızla kombine edebilirsiniz. Taşlanmış, yırtık jean’ler yerine klasik denim renkleri ve koyu griler tam size göre. Yaz için beyaz jean’ler veya nötr renkler örneğin açık griler diğer alternatiflerinizden. Siyah bluzları açık renkli jean’lerle çok şık tamamlayabilirsiniz.

patolon240′lı yaşlar

Sezonun yüksek bel jean trendleri tam size göre. Yüksek beller karın bölgesindeki fazlalıktan toparlar adeta korse görevi görürler. Çok düşük bel jeanlerden uzak durun, özellikle kumaş pantolonlara benzer kesimi ve pilili jeanler şık bir hava katıyor, önemli olan belinize ve kalçanıza oturan modelleri tercih etmen izdir. Mavi denim renkleri daha zayıf gösterir ve her şeyle kolaylıkla kombine olurlar.